Allah allah dedim yau sanırım Ankarada sular yok..:smile:
Napim napim diye kara kara düşünürkene..bi an fikrim geldi..
Dedim ki olm Can aç haritayı gördüğün en yakın su birikintisine git..
Bi baktım en yakını Bursa' da Dağyenice Köyü diye bi köyde..e hadi dedim el mahkum artık mecbur gidecez...
Bu sefer farklı bir yoldan gideyim dedim..
ROTA :
- Ankara
- Ayaş
- Beypazarı
- Nallıhan
- Sarıcakaya
- Eskişehir
- Bozüyük
- Bursa
Mesafe: 430 km + 430 KM = 860 KM
Anlatmaya başlayalım bakalım..neler olmuş neler bitmiş..
Her zamanki gibi benim evin önünden bu gezinin de startını verdik..umarım geziye son noktayı da benim evin önünde verebilirim..sizce verebilecek miyim...??
Şimdi size, Ankaradaki kuraklığın ne boyutta olduğunun göstergesi olabilecek bir fotoğraf göstericem..gözleriniz yalan söylemiyor onlara inanın..iki fotoğrafta aynı yerde çekildi..birisi 25 mayısta diğeri 18 Ağustosta...
18 Ağustos 2007
25 Mayıs 2007
Yolumuza devam ediyoruz..yollar beklediğim gibi gidiş geliş ve bol virajlı..azman da ben de mest oluyoruz ver kontrayı yatır makinayı..aç gazı..ooohh..hele bi ar çam ormanları da başlayınca açtım vizörü..deriiin derin nefes çektim içime..özlemişm ağaç kokusunu be..!
Hava sıcaklığı tahminen 1256 santigrat derece..bende full koruma olduğuman su görünce refleks olarak ani bir manevrayla suya doğru gittim allahtan azman susamamış yoksa girerdik valla çeşmeye:)
Görülen tepenin adı Bozaniç tepesi..buralar gerçekten sivri kayalarla dolu...
Bolu ve Eskişehir arasında bi yerlerdeyim...Mayıslar köyünün civarı..ne kadar dinlendirici değil mi..??
Hava kararırken Eskişehire giriyorum..Bundan sonra bildiğiniz yollar işte..bu arada Mezitleri gece serinliğinde geçmek harika oluyormuş..
Bözüyükte Çay Molası
Gece Bursaya atıyorum kendimi...artık güzel bi keyif yapmanın zamanıdır diyerekten Serdarımı arıyorum..sağolsun beni bi mekana davet ediyor..güzel bi bursa turu attıktan sonra kendimizi eve atıyoruz..Balkonda bira keyfi ve dost muhabbetinden sonra güzel bir uyku ve yarına hazırlık..tabi sizin hiç haberiniz bilem yok:):)
Sağolsun Serdarın Abisinin hazırladığı kahvaltıdan sonra 3 makina yola çıkmak için hazırız..
Mahşerin 3 Demir Atlısı..
Atlılar hala 3 tane de 1 tanesi foto çekiyo...
Ve sizlerin şaşkın bakışları arasında festival alanında kaskımı çıkartıyorum..sonrası malum..her zamanki gibi sıcacık BursaEnduro karşılaması, sohbet muhabbet ve bol bol foto..İşte Festivalden birkaç kare..
Dirty Riders...:biggrin:
Daha fazla suuuuu..diye kıvranırken..aklımıza bir fikir daha geliyor..e hadi o zaman mudanyaya gidelim bari:)..diyoruz ve ayrılıyoruz festival alanından..
İşte budur..Güveçte Kaşarlı Karides ve üzerinde fırında helva..bir yanımda deniz..bir yanımda dostlar..oh bee..insan daha ne ister ki..??..
Sonrası..korsan'da tavla..arkasından müthiş bir deniz manzarası eşliğinde muhabbet..
Veee..güneşi işte tam burada batırdıktan sonra..
Hancı da nargile ve Türk Kahvesi...
Canım kardeşim benim..iyi ki varsın be..!
Sonrasında film koptu..!!!
Sahil yolunda gece 00:30 suları usul usul giderken..o sırada Devlet memuru(!) bir insan müsfettesinin evinin önünden geçmişiz..birden bizim gidonlara yapışan bir kıbrıs gazisi..(kulakları duymuyomuş ama nasıl olduysa artık bizim motorları duydu..DR nin vibrasyonundan da olabilir gerçi..)..
Devlet Memuru "SAYIN" abimiz (gerçi ben onu saymam da neyse..)..bir hışımla aşağı iner...
"Ben 16 yıldır sizin gibi serserilerle uğraşıyorum..ekibi çağırıyorum şimdi ceza yiyeceksiniz" der..bir anda 3 tane transit 1 tane clio ekip arabası gelir..Sanki cinayet işlemişiz gibi onlarca insan bi araya toplanır..
Hatamız ne?..trafiğe kapalı alana girmek..vay be..gözlerim yaşardı ülkemizde ceza sisteminin bu kadar tıkırında işlediğini görmek ne güzel..!!!
Aynı yolda 10 dk sonra tek teker yapanlar bisikletti sanırınm demi Serdar?..ondan ceaza yazılmadı..
Neyse efenim..psikopat bir devlet memuru ve son derece anlayışlı ve gerçekten bizi anlayan iyi niyetli polis memuru arkadaşlar (kendilerini kutluyorum hatta birisi klübümüze üye olacak..)..eşliğinde cezamızı yedikten sonra, Allah rızası için bu çocuklara ceza kesmeyin nameleriyle elinde lokma tabağıyla beliren dünya tatlısı amcamızla tanışıyoruz..Bir insan bir aile bu kadar mı iyi niyetli olur..aman tanrım..Kendilerine dondurma alıyoruz ve 10-15 dakika muhabbet ediyoruz..o kadar iyi davrandılar ki bize, serdar la ağzımızdan şu cümlenin çıktığını hatırlıyorum..
"Ulen iyi ki yedik şu cezayı be!.."
Ahanda ceza yemiş hallerimiz..
Sonrasında eve dönüyoruz..işte mudanya yolundan bi kare
Sabah 4 te..bursadan ayrılıyorum
Eskişehire 10 km kala Azman gitmek istemiyor..ve beni yolda bırakıyor..arızasını anlayamıyorum fakat canım sıkkın şekilde onu benzin istasyonuna kitleyip otobüsle devam ediyorum yoluma..Başladığm yerde koyamıyorum noktayı ama canı sağolsun onun..beni üzerinden atmadı ya..
Şu anda azman servise girdi..teşhisi bekliyorum..:(:(
İşte bir gezi daha böyle bitti..
Geziden çıkan notlar:
- Şanslıysanız, şanslısınızdır..
- Kötü olaylar güzellikleri de beraberinde getirir..Görmeyi bilene..
- Serdar sen harika bi adamsın:)..bursa seninle daha güzel..
- Teşekkürler BursaEnduro..her zamanki sıcak tavrın için..iyi ki gelmişim..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder